Biyolojik lifting (biyoremodelleme), dokuya aşırı yapay hacim vermeden dermis katmanında fibroblastları uyararak cildin kendi kolajen ve elastin sentezini desteklemeyi amaçlayan hücresel enjeksiyon yaklaşımlarıdır.
Ciltte dolgu benzeri bir şişkinlik veya ifade değişikliği oluşturmadan, doku kalitesini ve elastikiyeti içeriden desteklemek; ince çizgilerin ve cilt gevşekliğinin hafifletilmesine yardımcı olmaktır.
Biyolojik lifting / biyoremodelleme uygulamalarında kullanılan ürün, enjeksiyon tekniği (örneğin biyo-estetik noktalar veya mikro-papül enjeksiyonları) ve seans protokolü seçilen ürüne ve hekim değerlendirmesine göre değişebilir.
İnce kırışıklıkları başlayan, cilt elastikiyetinde azalma ve matlık yaşayan; hacim veren klasik dolgular yerine doğal doku kalitesini artırmayı tercih eden uygun bireyler.
Biyolojik lifting klasik dolgudan nasıl ayrılır?
Klasik dolgular temel olarak doku kaybını gidermek ve belirli alanlara hacim kazandırmak amacıyla kullanılır. Biyolojik lifting (biyoremodelleme) uygulamaları ise dokuya belirgin bir hacim vermeden cilt katmanlarına yayılarak fibroblast aktivitesini ve hücreler arası matriksi desteklemeyi hedefler. Amaç cildi şişirmek değil, hücresel düzeyde doku kalitesini ve sıkılığını artırmaktır.
Uygulama tekniği ve enjeksiyon bölgeleri nasıldır?
Biyolojik lifting uygulamalarında kullanılan ürün ve enjeksiyon protokolü seçilen formülasyona ve hekimin yapacağı yüz analizine göre değişebilir. Bazı protokollerde yüzün anatomik olarak güvenli 5 biyo-estetik noktası tercih edilirken, bazı ürünlerde mikro-enjeksiyon (mezoterapi tarzı) veya kanül teknikleri kullanılabilir. Hekim muayenesi sonrasında hastanın doku ihtiyacına en uygun yöntem belirlenir.
Kaç seans uygulanır ve etkisi ne zaman değerlendirilir?
Biyolojik lifting seans protokolü hastanın yaşına, cilt yıpranma derecesine ve kullanılan ürünün tıbbi kılavuzuna göre değişir; sıklıkla 3-4 hafta arayla 2 ila 3 seanslık protokoller hekim tarafından değerlendirilir. İlk haftalarda ciltte nem ve ışıltı artışı gözlemlenebilirken, kolajen ve elastin uyarımına bağlı toparlanma etkisi seanslar tamamlandıkça kademeli olarak ortaya çıkar.
Sıkça Sorulan Sorular
Biyolojik lifting klasik dolgudan nasıl ayrılır?
Klasik dolgular uygulandığı alana yapısal hacim kazandırmak üzere formüle edilmiştir. Biyolojik lifting ise yapay hacim oluşturmadan cilde yayılarak fibroblast uyarımı ve doku kalitesi artışı sağlamayı hedefler.
Uygulama protokolü ve enjeksiyon noktaları nasıl belirlenir?
Biyolojik lifting / biyoremodelleme uygulamalarında kullanılan ürün ve enjeksiyon protokolü seçilen ürüne ve hekim muayenesine göre değişebilir. Belirli stratejik biyo-estetik noktalar veya mikro-enjeksiyon yöntemleri hekim tarafından planlanır.
Kaç seans uygulanır ve etkisi ne zaman hissedilir?
Seans sayısı ve aralıkları seçilen ürünün protokolüne ve cildin ihtiyacına göre hekim tarafından belirlenir (genellikle 2-3 seans). Nemlenme ve canlılık ilk haftalarda başlarken, doku kalitesindeki artış seanslar tamamlandıkça kademeli olarak değerlendirilir.
Tıbbi Kaynaklar ve Bilimsel Literatür
- Laurino, C., et al. (2015). Efficacy, safety, and tolerance of a new injection technique for high- and low-molecular-weight hybrid hyaluronic acid complexes. Eplasty, 15, e46.
- Stellavato, A., et al. (2016). Hyaluronan hybrid cooperative complexes as a novel frontier for cellular bioremodeling. PLoS ONE, 11(10), e0163510.
- Sparavigna, A., & Tenconi, B. (2016). Efficacy and tolerance of an injectable medical device containing stable hybrid cooperative complexes of high- and low-molecular-weight hyaluronic acid. Clinical, Cosmetic and Investigational Dermatology, 9, 297-305.
Ankara Çankaya Kliniğinde Hekim Muayenesi
Tüm uygulamalar yüz anatomisi, doku sağlığı ve kişisel beklentileriniz doğrultusunda hekim tarafından planlanır. Bilgi ve randevu almak için iletişime geçebilirsiniz.